Anasayfa Mutfağımdan
Çıkanlar
Nostalji Çocuklar İçin Eğlencenin Yeni
Adresi
Music Mekan Tekirdağ Tanıtım






Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Dost Siteler






Bannerimi Blogunuza Eklemek İsterseniz...
Bannerimin Görünümü
Image 
Hosted by ImageShack.us

http://womentuana.blogcu.com/

Google

Dost Bannerler






Bi Dünya Hobi



TIKLAA




Domain


DİĞER BLOGLARIM




Tasarım
HÜZÜN...
31.10.2008

 

 

 

 

 

Yavaş ve ağırdan yaklaşıyor işte Kasım.
Yağmurlarla birlikte geliyorum diyor bağıra çağıra;
Sessiz çığlıklarımı duymadan ve görmeden yanağıma süzülen damlaları.
Hala inatla esiyor rüzgar; içimdeki fırtınayı fark etmiyor..
Belki de fark ediyor ama umursamıyor.
Onun tenime işlerken benim umursamadığım gibi sebepsiz.
Yine aylardan Kasım diye başlıyordu değil mi şarkı?
Hüzünlü bir ayrılığın ardından yazılmıştı ve ortak oluyordu bize
Duygularımıza tercümanlık yapıyordu biz sessiz sedasız düşünürken ayrılacağı zamanı bedenlerimizin..

Ne komik.
O zaman sadece bedenlerimiz ayrılacak sanıyorduk ve odaklanmış bekliyorduk Kasım'ın gelmesini
Yüreklerimiz titrek sarılmışken birbirine.
Tahmin edemiyorduk ruhlarımızın o zamana kadar çoktan kopabileceğini.
Aklımıza getirmiyorduk bir gün gerçekten biteceğimizi.
Oysa Kasım çalmadan kapımızı, hüzün ansızın girdi açık unuttuğumuz pencere aralığından sessizce.
Sebepsiz bir ayrılığın ardından dökülürken gözyaşlarım;
Camın buğusuna çizdiğimiz umutlar silindi hoyratça bir el tarafından.

En kötüsü ise canımken el olmandı sevdiğim.
Birlikte çizdiğimiz umutlarımızı umursamadan silişindi şüphesiz.
Kalbimi kazıyıp kanatmandı durup dururken belki de.
Ama ne olursa olsun gidişindi..
Beni yarım.
Beni sensiz, bırakışındı en dokunan kalbime.
Oysa aylardan Kasım olmamıştı daha.
Olamamıştı.

Yine de inadına yaşamaya çalışıyordu kazıdığın,kanattığın hatta ellerinle acımadan koparttığın yüreğim.
İnadına sevdanı saklıyordu bedenim ruhumda.
Ve inadına ellerinde de olsa, senin için atıyordu kalbim,acısı işlese de benliğime..
Liğme liğme yollara dökülse de bedenim..
İnadına.
Senin için sensizlikte atıyordu yüreğim.

Ve ben hala korkuyordum Kasım'ın gelmesinden.
Ve ben hala istemiyordum yaklaşmasını zamanın.
Korkuyordum.
Hala çok korkuyordum.
Sebepsiz değildi oysa korkularım.
Oysa hala yer yer isyanlardaydı yüreğim .
Evet ayrıydık belki seninle,evet yarım saatlik bir uzaklıktayken bana gelemiyordum yanına.
Göremiyordum yüzünü belki ama aynı şehirde nefes almak bile yetiyordu ruhuma.
Geçtiğim yollardan senin geçebilme ihtimalin gülümsetiyordu yüzümü
Yüreğimi ısıtıyordu gözlerini görebilme hayali.
Hani diyordum her seferinde; hala aynı yerlerden bakabilme ihtimalimiz var yıldızlara
Ve belki aynı yerde aynı dilekleri dileme şansımız, kim bilir?

Hala aynı şehirde nefes alabiliyorduk hiç yoktan
Ve ben bunu düşünerek daha güçlü yürüyordum İstanbul sokaklarında.
Sebepsiz değildi korkularım .
Senin gidişinle yok olacaktı tüm ihtimaller ve şehirlerarası bir otobüsün,
Buğulu camında bir hoşçakal ile noktalanacaktı her şey.

Aylardan Kasım olacaktı o otobüse bindiğinde..
Bedenlerimiz tamamen ayrılacaktı gidişinle.
Şimdi hüzün her yanımı kaplamışken ve pencere camındaki buğu silinirken,
Ben korkmaktayım Kasım'dan.
Gelecek ayrılıktan..
Sensizliğin içinde iyice sensiz kalmaktan korkmakta yüreğim çaresiz.

Ve Kasım, yağmurlarla birlikte geliyorum demekte bağıra çağıra;
Sessiz çığlıklarımı duymadan ve görmeden yanağıma süzülen damlaları.
Ve ruhlarımız çoktan ayrılmıştı.
Benim ruhum bakakalmıştı ardından sen çekip gittiğinde yanımdan.
Oysa aylardan Kasım gelmemişti bile daha ve o gelmeden veda etmişti gözlerimiz birbirine.
Korktuğumuz, korktuğum ay yaklaşmamıştı bile oysa, sen umursamadan yol alırken uzaklara.


Gidişini Kasım'a bağlamak en büyük aptallıktı, o an anladım ben.
Ama inatla korkmaya devam ettim Kasım'dan.
Sebep yine aynı ve tekti.
Sebep sadece gidişindi.

 

 



09:58 | Yazan: womentuana | Kategori: Siir
Yazı Linki | Arkadaşına Gönder | Yorumlar (9) | Yorum Ekle
~*~ ANLAR ~*~
15.4.2008

 
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
ikincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim,
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır,
Daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya,
Daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu
Hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve
Verimli kılan insanlardan olurdum.
Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar...
Siz de 'an'ı yaşayın.
Hiçbir yere, yanına; termometre, su, şemsiye ve
Paraşüt almadan gitmeyen insanlardanım ben.
Yeniden başlayabilseydim,
ilkbaharda, papuçlarımı atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayakla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer...
Ama işte, 85'imdeyim ve biliyorum...
Ölüyorum...

Jorge Luis Borges
 
 
 



11:32 | Yazan: womentuana | Kategori: Siir
Yazı Linki | Arkadaşına Gönder | Yorumlar (2) | Yorum Ekle
CANIM KIZIMA...
28.1.2008

BUGÜN, BİRTANECİK KIZIMIN 5. YAŞ GÜNÜ. BU AKROSTİŞ ŞİİRİ ONA İTHAFEN YAZDIM. SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM KIZIM BENİM. İYİ Kİ DOĞDUN, NİCE YAŞLARA...
 
 
Yüreğimde sevgi, gözümde nursun
Evimizin güneşi sensin canım kızım
Lutfetti Yaradan seni bize
İlişmesin hiçbir kötülük eline
Zambaklar kadar mis kokulu çiçeğim
İki cihanda da hep gülsün yüzün
Masum bakışlı, melek kızım benim...
 
 
 
 
 
 
 
 



07:59 | Yazan: womentuana | Kategori: Siir
Yazı Linki | Arkadaşına Gönder | Yorumlar (13) | Yorum Ekle

<<önceki sayfa |1/10|